Zaman geçiyor bir yanım sana kavuşmak için sabirsizlaniyor,bir yanımda gittikçe artan hareketlerini hissettikce bugünlerin tadını çıkartmalıyım bugunleride özleyeceğim diyorum. Senin için herseyin en güzelini isteyen annen
21 Şubat 2012 Salı
15 Şubat 2012 Çarşamba
annemin değeri
zaman hızla geçiyor, hala aklımda sorular, kararsızlık. sanırım hayatımın hiç bir döneminde bu kadar kararsız kaldığım bir dönem olmamıştı. hep bir soru var kafamda...
geçmi kalıyorum, acelemi ediyorum acaba?
artık annemi daha bir iyi anlıyorum. bu süreç çok uzun bir dönem ama şunu şimdiden hissediyorum ki bu dönemi eminim çok özlicem.
hayat sanırım koca bir telaş, bizlerde o telaş ve koşturmacaya kapılıp anın tadını çıkartamıyoruz. şuan bu anın tadını çıkart diyorlar, ama kafamdaki cevap bulamadığım sorulardan, endişelerden ve korkulardan şimdide bu anın tadını çıkartamıyorum. oğlum sen anın tadını çıkart, ama anın tadını çıkartırkende sorumluluklarının farkında ve bilincinde ol. sanırım herşey zamanı iyi kullanıp değerlendirebilme ve duygu kontrolü ile mümkün. umarım bu özelliklere sahip olursun.
ayrıca daha öncede yazdım, belki okurken sıkılabilirsin ama şunu bilmelisin ki ne annen, ne baban, nede bu ülkede büyük bir çoğunluk severek, isteyerek, mutlu olarak çalıştığı, memnun olduğu mesleğe nede işe sahip değil. işte bu yüzden belkide erken yaşlarda kendini iyi tanıyıp, ne istediğini iyi bilip, ona göre bir seçim yapabilmek önemli hayatta... maalesef ki seni mutlu edecek işin aynı zamanda sana iyi bir yaşam kalitesi ve standardı sağlamasıda bir o kadar önemli işte bu yüzden umarım o kararı verirken o bilince sahip olursun ve doğru kararlar verirsin oğlum.
şimdilerde yavaş yavaş seninle iletişime geçiyoruz. sana yeterli konforu sunabiliyormuyum bilmiyorum ama sağlamak için elimden geleni yapıyorum. öyle garip ki düşününce şuan seninle her yere gidebiliyoruz. seni gittiğim heryere götürebiliyorum. benimle bir çok olaya şahit oluyorsun. iyi veya kötü...ama sanırım şuan senin için en korunaklı yerdesin, belkide dünyanın en huzurlu, en rahat, en keyifli yerindesin. en azından bana öyle geliyor. böyle düşünmememin nedeni ise daha sonrasında belki istesemde heryere seninle gidemeyecek olmam, seni herşeyden korumak istesemde koruyamayacak olmamın bende yarattığı endişe, bu endişenin yanında kendi kendini koruyabilecek düzeye gelebilmen için gereken bir çok yaşanılası duygu, tecrübenin var olması... her zaman yanında olup seni koruyamam, hayat bazen çok keyifli, bazen zor, bazen acımasız, ama ben her anne gibi evladı için herşeyin en iyisi en güzelini istiyorum. hayat seni yıpratmasın, kırmasın, üzmesin, sende kırma, üzme...bütün güzel duygular hep seninle olsun canım oğlum.
eskiden hep anne olunca sende anlarsın derlerdi, ileride belkide bende sana diyeceğim, baba olunca anlarsın: ama bu duygular öyle farklıymışki, anlatmaya çalışsamda ne kadar anlatabiliyorum bilmiyorum.
içimdeki minik kıpırdanışlarını hissetmek öyle güzel ki...öyle büyük bir sevgi büyütüyorumki içimde sana karşı sanırım karşılıksız, beklentisiz, sonsuz, bitmek tükenmek bilmeyen bir sevgi...korkularımda var. aklıma getirmek istemediğim. sağlıkla kavuşalımda zamanında ve sağlıkla hep beraber yürüyelim, büyüyelim, yaşayalım annecim.
p.S: bu ayı sanırım kilo almadan kapatmış olacağım. ilk aylarda almış olduğum fazla kilolar düşünüldüğünde inşallah önümüzdeki ayıda aynı şekilde kapatırsam mutlu olacağım. bu hafta 27. haftada karnım iyice mideme dayandı sanırım. mideme baskı hissediyorum. artık ayakkabılarımı bağlamakda zorlanıyorum. yere eğilmekde zorlanıyorum.
geçmi kalıyorum, acelemi ediyorum acaba?
artık annemi daha bir iyi anlıyorum. bu süreç çok uzun bir dönem ama şunu şimdiden hissediyorum ki bu dönemi eminim çok özlicem.
hayat sanırım koca bir telaş, bizlerde o telaş ve koşturmacaya kapılıp anın tadını çıkartamıyoruz. şuan bu anın tadını çıkart diyorlar, ama kafamdaki cevap bulamadığım sorulardan, endişelerden ve korkulardan şimdide bu anın tadını çıkartamıyorum. oğlum sen anın tadını çıkart, ama anın tadını çıkartırkende sorumluluklarının farkında ve bilincinde ol. sanırım herşey zamanı iyi kullanıp değerlendirebilme ve duygu kontrolü ile mümkün. umarım bu özelliklere sahip olursun.
ayrıca daha öncede yazdım, belki okurken sıkılabilirsin ama şunu bilmelisin ki ne annen, ne baban, nede bu ülkede büyük bir çoğunluk severek, isteyerek, mutlu olarak çalıştığı, memnun olduğu mesleğe nede işe sahip değil. işte bu yüzden belkide erken yaşlarda kendini iyi tanıyıp, ne istediğini iyi bilip, ona göre bir seçim yapabilmek önemli hayatta... maalesef ki seni mutlu edecek işin aynı zamanda sana iyi bir yaşam kalitesi ve standardı sağlamasıda bir o kadar önemli işte bu yüzden umarım o kararı verirken o bilince sahip olursun ve doğru kararlar verirsin oğlum.
şimdilerde yavaş yavaş seninle iletişime geçiyoruz. sana yeterli konforu sunabiliyormuyum bilmiyorum ama sağlamak için elimden geleni yapıyorum. öyle garip ki düşününce şuan seninle her yere gidebiliyoruz. seni gittiğim heryere götürebiliyorum. benimle bir çok olaya şahit oluyorsun. iyi veya kötü...ama sanırım şuan senin için en korunaklı yerdesin, belkide dünyanın en huzurlu, en rahat, en keyifli yerindesin. en azından bana öyle geliyor. böyle düşünmememin nedeni ise daha sonrasında belki istesemde heryere seninle gidemeyecek olmam, seni herşeyden korumak istesemde koruyamayacak olmamın bende yarattığı endişe, bu endişenin yanında kendi kendini koruyabilecek düzeye gelebilmen için gereken bir çok yaşanılası duygu, tecrübenin var olması... her zaman yanında olup seni koruyamam, hayat bazen çok keyifli, bazen zor, bazen acımasız, ama ben her anne gibi evladı için herşeyin en iyisi en güzelini istiyorum. hayat seni yıpratmasın, kırmasın, üzmesin, sende kırma, üzme...bütün güzel duygular hep seninle olsun canım oğlum.
eskiden hep anne olunca sende anlarsın derlerdi, ileride belkide bende sana diyeceğim, baba olunca anlarsın: ama bu duygular öyle farklıymışki, anlatmaya çalışsamda ne kadar anlatabiliyorum bilmiyorum.
içimdeki minik kıpırdanışlarını hissetmek öyle güzel ki...öyle büyük bir sevgi büyütüyorumki içimde sana karşı sanırım karşılıksız, beklentisiz, sonsuz, bitmek tükenmek bilmeyen bir sevgi...korkularımda var. aklıma getirmek istemediğim. sağlıkla kavuşalımda zamanında ve sağlıkla hep beraber yürüyelim, büyüyelim, yaşayalım annecim.
p.S: bu ayı sanırım kilo almadan kapatmış olacağım. ilk aylarda almış olduğum fazla kilolar düşünüldüğünde inşallah önümüzdeki ayıda aynı şekilde kapatırsam mutlu olacağım. bu hafta 27. haftada karnım iyice mideme dayandı sanırım. mideme baskı hissediyorum. artık ayakkabılarımı bağlamakda zorlanıyorum. yere eğilmekde zorlanıyorum.
8 Şubat 2012 Çarşamba
26.haftayı bitiriken
26 haftayı geride bıraksamda kafamda hala sorular var. bu kadar zaman geçmesine ragmen hala hangi hafta hangi ay bunu anlamış değilim. ben 26. haftayı bitiriyorum derken ve nettende 26 hafta bitip 27. haftaya giriyorsun derken doktorum hayır 26+1 gibi şeyler söylüyor. yani soranlara hangisini desem bir türlü bilemiyorum artık o an aklıma ne geliyorsa onu söylüyorum.
işte malumunuz 26. haftada göbeğim.
bu hafta vücuttaki değişimler göbeğimiz dahada büyüdü. 2 gündür baş ağrısı çekiyorum. hatta hayatımın hiçbir döneminde çekmediğim kadar çok. sürekli bir baş ağrısı, sanırım ayaklarım şişmeye başladı bugun giydiğim çizmem rahatsız etmeye başladı şişkinlikten, hamile iken çalışmak gerçekten zor belki zaman daha çabuk geçiyor ama artık belli bir zamandan sonra işe gelmek istemiyor insan ve uyumak istiyorum. 3. üç aylık evreye girmiş bulunuyoruz. 26.hafta itibariyle bu dönemde yorgunluk normalmiş. hamileliğin en aktif dönemi olan 2. üç aylık dönemdeki enerjim kalmadı. bilmiyorum belkide bu baş ağrısı ve bacak ağrılarından kaynaklanıyor. bu haftalarda kan basıncı nedeniyle tansiyonda yükselmeler yaşanıyormuş. tansiyon yükselmeside baş ağrısına neden olabilirmiş.
kağan kocatepe'nin sayfasındaki bu haftaya dair yazıdaki bu bölüm çok hoşuma gitti "bebeğin yüklenmesi %66 tamamlandı ve kalan tahmini süre 13 hafta".
bu haftanın en güzel haberi annem ve babamlar geldi. anneannesi oğlumla tanıştı. hazır annemde gelmişken ve şu ağırlaşma dönemim iyice artmadan oğlumuzun oda işi halledelim dedik. zaman olarak erken mi? geç mi bilemem ama bence zamanlama olarak ideal bir zaman. oğlumun odası dün geldi. evimizdeki yerlerini aldı. şimdilik boya kokusunun geçmesi için havalanıyorlar. sanırım en zevkli kısmı yerleştirmesi olacak. allahım sağlıkla, mutlu, huzurlu, bol uykulu, uslu, sakin günlerde kullanmayı nasip etsinde en önemlisi bu.
cuma günü şeker yüklemesi yapılacak, haftayada dr kontrolumuz var.
hepinize, hepimize sağlıklı mutlu günler.
p.S: oğlum seni çok seviyorum.
2 Şubat 2012 Perşembe
bebeğim için
okadar çok şey yapmak istiyorum ki liste uzayıp gidiyor. bazen diyoorum ki keşke evde olsamda sadece böyle şeylerle uğraşsam çünkü işe gelince aklım evde kalıyor...işte size yapmak istediklerimden bir kaç örnek
p.S: fotolar etsy'den almak isterseniz hazırı orada satılmaktadır.
1 Şubat 2012 Çarşamba
şekerim şekeriz
dün şeker yüklemesi yapıldı. sabah aç karnına gidip kan verdiğin daha sonrasında 50gr'lık glukozun 1 bardak su ile karıştırılması sonucunda içip sonra 1 saat boyunca bekleyip tekrar kan veriyorsun. işte bu işlem sonucunda tokluk şekerim (yükleme yapıldıktan sonraki şekerim) 141 çıkınca ve ailede anneannemde şeker olunca tekrarlanması istendi. şimdi cuma günü şeker yükleme işlemi tekrarlanacak. şuan değerim tam sınırda olduğu için umuyorumki, cuma günkü yapılacak 100gr.lık şeker yükleme sonucum normal çıkar.
normal çıkmasada sanırım diyet yapmam gerekecek. normalde bu kadar tatlı sevmememe rağmen şuanda tam anlamıyla tatlı hastası bir insan olarak gezmekteyim. şekerin bana ve bebeğime bir zararı dokunmasında diyette yaparım, her ne gerekiyorsa yaparım.
25.haftaya girdiğimiz bugün zaman çabuk geçiyor aslında bir yanım ne zaman bu kadar oldu derken, diğer yanımda geçsin zaman bahar gelsin. zamanında oğluma kavuşalım diye can atıyor, ama tabiki herşeyin başı sağlık...
normal çıkmasada sanırım diyet yapmam gerekecek. normalde bu kadar tatlı sevmememe rağmen şuanda tam anlamıyla tatlı hastası bir insan olarak gezmekteyim. şekerin bana ve bebeğime bir zararı dokunmasında diyette yaparım, her ne gerekiyorsa yaparım.
25.haftaya girdiğimiz bugün zaman çabuk geçiyor aslında bir yanım ne zaman bu kadar oldu derken, diğer yanımda geçsin zaman bahar gelsin. zamanında oğluma kavuşalım diye can atıyor, ama tabiki herşeyin başı sağlık...
26 Ocak 2012 Perşembe
bebek odası ve bebek arabası
hayatımızda yepyeni bir dönem başlarken, biz ilk başlarda şaşkın şaşkın bakarken etrafımıza şimdilerde kendimize gelip şu enerjik olduğum zamanlarıda kaçırmadan oğlumuz için alınacakları, yapılacakları yavaş yavaş yapmaya başlayalım diyorum. bebeklerin ihtiyaçları ile ilgili ayrı bir post yapmayı düşünüyorum uzun bir listesi olan ama açıkcası beni en çok düşündüren, en çok kararsız kaldığım konulardan kısaca bahsetmek istiyorum. mothercare'ın ürünü Türkiyedeki mağazalarında varmı bir görüşmek lazım.
1) bebek odası:
her kafadan farklı bir ses çıkınca herkezin yaşadığı farklı olunca ben taze anne olunca hangisi doğru bilemezken kafam dahada karıştı tabiki... kimisi bebeğin odasını 6 aylıkken ayırmalısın diyorken, kimisi çalışan için çok zor ayrı odaya her gece gidip gelmek gecede kaç sefer uyanıyor zaten uykusuzluk falan derken diyorlar. işte bu söylenenler arasında odayı sonrayamı bırakmalıyım yoksa hemen odamı yapmalıyım diye kararsızlık içindeyken araştırdığım ve beğendiğim oda takımını işte bu. bu tarz aslında ikeadanda alınabilir. buna çok benzer modellerin olduğunu sitesinde gördüm.
araba konusundaki kararsızlığım hala sürmekle beraber bu arabnın özelliklerinde olup, daha hafif, daha ağır, daha pahalı, daha ucuz farklı markalar bulmak münkün. neyseki daha zamanımız var. yoksa bu kararsızlıkla ne yapardık bilemiyorum. bu konudaki yardımlarınızı beklerim.
1) bebek odası:
her kafadan farklı bir ses çıkınca herkezin yaşadığı farklı olunca ben taze anne olunca hangisi doğru bilemezken kafam dahada karıştı tabiki... kimisi bebeğin odasını 6 aylıkken ayırmalısın diyorken, kimisi çalışan için çok zor ayrı odaya her gece gidip gelmek gecede kaç sefer uyanıyor zaten uykusuzluk falan derken diyorlar. işte bu söylenenler arasında odayı sonrayamı bırakmalıyım yoksa hemen odamı yapmalıyım diye kararsızlık içindeyken araştırdığım ve beğendiğim oda takımını işte bu. bu tarz aslında ikeadanda alınabilir. buna çok benzer modellerin olduğunu sitesinde gördüm.
2) bebek arabası:
bebek arabası konusuna gelince o kadar geniş seçenek arasından birine karar verebilmek çok zor. bu konudada tavsiyeler çok, benim aradığım özellikler ise çift yönlü olması, hafif olması, kolay katlanabilir olması,tekerlerinin büyük olması, katlanınca az yer kaplaması ve çok pahalı olmaması... işte istediğim özellikler bunlar ama bu özellikleri taşıyan arabalar katlanınca az yer kaplamıyor, hatta kolay katlanmıyor, yani bütün bu özellikleri taşıyanlar çok pahalı... bir arabaya o kadar çok para vermek istemiyorum açıkcası neden diyecek olursanız, büyük bir şehirde yaşamıyorum. bebekle otobüse, dolmuşa binebileceğim bir yer yok. mesafeler çok kısa iste böyle olunca arabayı çok fazla kullanabileceğimi zannetmiyorum. ama büyük şehirde yaşıyor olsam kesinlikle bu bütün özellikleri sağlasın isterdim.
beğendiğim bir kaç model var. kraft twist: istediğim bütün özellikler var mı? biraz ağır 17 kg sanırım. tek elle kapanıp açılması çok zor. birde bir kaç kişiden duyduğum kilit sisteminde problem yaşandığı..
23 Ocak 2012 Pazartesi
24. hafta
zaman hızlıca geçsede bana hala yavaş geliyor. hayatımda hızlıca olan tek şey kilo alışım sanırım. hamile kalmadan önce hep yediklerime hareketlerime dikkat ederim. çok kilo almam diye düşünüyor olsamda bu gerçekte hiç birbirine uymadı. bu haftada 6-9 kg arası kilo almam gerekirken ben 10 kg aldım. son 2 haftadır dikkat ediyor olsamda sanırım. artık sona kadar dikkat etsem hiç fena olmayacak.
havanın soğukluğu ile bir yandan grip bir yandan bel ağrısı ile uğraştım bu hafta... geçiyor bir ağrıyor. son 2 gündür ise reflüm başladı sanırım canım bir şey yemek istemesede midemde şişlik ve midemde hazımsızlık...
içimde senin hareketlerinden kaynaklanan mutluluk. senin keyfin yerinde olsunda oğlum ben artık bunlarla idare ediyorum. artık bizi duymaya başladın seninle konuşuyorum. her fırsatta seni çok sevdiğimizi söylüyorum. mutlu, huzurlu, sakin, sağlıklı, şanslı bir bebek ve çocuk olmanı istiyorum.
her anne babanın çocuğu için herşeyin en iyisini ister tabiki bizde istiyoruz. sen üzülme, sen hep iyi insanlarla karşılaş, zarar görme, hep sev ve hep sevil, her yaptığın işi en iyi şekilde yap istiyorum. dürüst ol, güvenilir ol. adil ol, güçlü ol, sağlam ol. bilinçli ol. umarım hep doğru kararlar verip, doğru tercihler yaparsın. sevdiğin mutlu olduğun ve keyif aldığın bir mesleğin olur ve mesleğinin en iyisi olursun.
bunlar gibi öyle çok istediğim varki sana dair kaanım, sana kavuşmak için sabırsızlansakda, sana zamanında sağlıkla kavuşmak tek dileğimiz.
havanın soğukluğu ile bir yandan grip bir yandan bel ağrısı ile uğraştım bu hafta... geçiyor bir ağrıyor. son 2 gündür ise reflüm başladı sanırım canım bir şey yemek istemesede midemde şişlik ve midemde hazımsızlık...
içimde senin hareketlerinden kaynaklanan mutluluk. senin keyfin yerinde olsunda oğlum ben artık bunlarla idare ediyorum. artık bizi duymaya başladın seninle konuşuyorum. her fırsatta seni çok sevdiğimizi söylüyorum. mutlu, huzurlu, sakin, sağlıklı, şanslı bir bebek ve çocuk olmanı istiyorum.
her anne babanın çocuğu için herşeyin en iyisini ister tabiki bizde istiyoruz. sen üzülme, sen hep iyi insanlarla karşılaş, zarar görme, hep sev ve hep sevil, her yaptığın işi en iyi şekilde yap istiyorum. dürüst ol, güvenilir ol. adil ol, güçlü ol, sağlam ol. bilinçli ol. umarım hep doğru kararlar verip, doğru tercihler yaparsın. sevdiğin mutlu olduğun ve keyif aldığın bir mesleğin olur ve mesleğinin en iyisi olursun.
bunlar gibi öyle çok istediğim varki sana dair kaanım, sana kavuşmak için sabırsızlansakda, sana zamanında sağlıkla kavuşmak tek dileğimiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










